KORAY ERDİVANLI

Atletico Madrid

Her sezon Avrupa futbolunda sürpriz bir takım parlar; başarısıyla veya oynadığı futbolla dikkatleri çeker, futbolseverlerin takdirini kazanır. Bence bu sezonun yıldızı İspanya’nın köklü takımı Atletico Madrid oldu…

Club Atletico de Madrid, 1903 yılında Madrid’e eğitim amacıyla gelmiş olan üç Bilbaolu öğrenci tarafından kuruldu. Kurucuları Bask kökenli olmakla birlikte zamanla ekonomik açıdan alt ve orta sınıf Madridliler’in sevgisini kazanarak İspanya’nın büyük kulüpleri arasında saygın bir yer edinmeyi başardı. Atletico Madrid,  1940’lı yılların sonundan itibaren İspanya Devlet Başkanı Francisco Franco’nun desteğini alarak göz kamaştırıcı bir şekilde büyüyen aristokrat ve zengin kesimin tuttuğu Real Madrid’i en büyük rakibi olarak görmüş ve 1970’li yılların başına kadar kendisini Franco iktidarının karşısında konumlandırmıştır. Bu dönemde Real Madrid’e karşı kazanılan her maç, Madrid sokaklarında, kulüp taraftarları tarafından  iktidara karşı kazanılmış bir zafer edasıyla kutlanmıştır.

Atletico Madrid, 1950’li yılların başından 1980’li yılların başına kadar Barcelona ile İspanya’nın ikinci takımı olma mücadelesi verdi; 1980’li yılların başında bu mücadeleyi kaybederek İspanya’nın üçüncü takımı konumunda faaliyetlerini sürdürdü. 1999-2000 sezonunda dünyanın en güçlü kadrolarından birine sahipken Kulüp Başkanı Jesus Gil’in İspanya Hükümeti ile yaşadığı büyük gerilim sonrasında Atletico Madrid’in yönetimine el konuldu ve hükümet komiseri tarafından yönetilen futbol takımı 2.kümeye düştü. İki sezon 2. kümede oynadıktan sonra şampiyon olarak tekrar La Liga’ya geri döndü.

Bu döneme kadar uluslararası düzeyde 1 Kıtalararası Kupa Şampiyonluğu, 1 Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğu, başarısı gösteren Atletico Madrid ulusal düzeyde 9 lig şampiyonluğu, 9 Kral Kupası şampiyonluğu, 1 İspanya Süper Kupası şampiyonluğu kazandı. Ayrıca, uluslararası düzeyde 1 Şampiyon Kulüpler Kupası ve iki kere Kupa Galipleri Kupası finalinde oynama, ulusal düzeyde sekiz lig ikinciliği ve sekiz Kral kupası finali oynama başarısı da gösterdi.

Asıl ilgi çekici kısım La Liga’ya geri döndükten sonra başlıyor. Atletico Madrid, küllerinden doğarak geçtiğimiz 5 yıl içerisinde iki UEFA Süper Kupası, iki Avrupa Ligi şampiyonluğu, 1 Kral Kupası şampiyonluğu kazanmakla birlikte 2013-14 sezonunda Avrupa Şampiyonlar Ligi finaline yükseldi ve yeni bir La Liga şampiyonluğu destanı yazarak Real-Barça egemenliğine son verdi. Orta seviye bütçelerle büyük başarılar kazanmayı hedefleyen kulüpler Atletico Madrid’i altyapı, scouting, yönetim sistemi ve organizasyon yapısı açısından mutlaka incelemeli; Teknik Direktör Simeone’nin çalışma sistemini de mercek altına almalıdır. Kulüp çok yüksek düzeydeki borçları nedeniyle 2011-12 Şampiyonlar Ligi finalisti Hentbol şubesini kapattı ve geçtiğimiz sezonlarda Aguero ve Falcao gibi futbol ustalarını satmak zorunda kaldı ama yine de kazandığı başarılar sayesinde bu sezonun yıldızı oldu. Atletico Madrid, Üç Büyükler için çok iyi bir benchmarking ( kıyaslama ) noktasıdır. Zira, Üç Büyükler üyelik yapısı, özkaynak sistemi ve yönetim anlayışı açısından genelde Barcelona, Manchester United, Bayern München gibi devleri referans alarak iyileşme çalışmalarına dar bir bakış açısıyla yaklaşmaktalar. Dev kulüplerin dinamikleri ülkemizin gerçeklerinden oldukça farklıdır. Atletico Madrid, Borussia Dortmund, Sevilla, Benfica gibi ekonomik olanaklar açısından Üç Büyükler’e daha çok benzeyen örnekleri dikkate almak akıllı bir strateji olacaktır.

Yayın Ortamı: Spor Kritik

Yayın Tarihi: 16.05.2014

Paylaş:
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on telegram
Share on whatsapp
Share on email
Karşıyaka, İzmir’in güzide spor
image3
58. Ulusal 32. Uluslararası